Silivri'nin Danamandıra Mahallesi, aylardır gündemden düşmüyor. Halihazırda sekiz aktif taş ocağının faaliyette olduğu mahallede son bir ay içinde yaklaşık 150 dönüm orman alanı yok edildi. Buna rağmen biri 14, diğeri 22 hektarlık iki yeni taş ocağı projesi için başvuru yapıldığı öğrenildi.

Silivri Tarih Derneği, Çevre Derneği ve Kent Konseyi temsilcileri bir araya gelerek hukuki sürecin durumunu değerlendirdi. Dava dosyasına erişimin henüz sağlanamadığı, bilgi akışının yavaş ilerlediği belirtildi. Öte yandan CHP'li milletvekilleri konuyu TBMM gündemine taşıyarak Çevre Bakanlığı'na soru önergeleri yöneltti. Bakanlık bu önergelere bugüne kadar yanıt vermedi.

Meselenin en çarpıcı boyutu teknik değil, insani. Taş ocaklarının yalnızca 50 metre yakınından geçen, Roma dönemine ait 1600 yıllık tarihi su iletim hattı dinamitli patlatmaların tehdidi altında. Aynı zamanda Mandıra Deresi aracılığıyla Terkos Barajı'nı besleyen su havzasının bu faaliyetlerden nasıl etkileneceği de sorgulanıyor. İstanbul'un içme suyu sistemine uzanan bu risk, meseleyi yalnızca Silivri'nin değil, tüm şehrin sorunu haline getiriyor.

Köy halkı ise çifte standarttan yakınıyor. Yüzlerce dönüm ormanı kesen şirketlere herhangi bir yaptırım uygulanmazken, aynı orman işletmesi tek bir ağaç kesen köylüyü mahkemeye taşıyarak on binlerce lira ceza kesti. Mücadele devam ediyor.